Sitemizde bulunan ‘Okul Fıkraları’ izle, seyret, indir, oku
Biyoloji Sınavı
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:51 Yorum yokBiyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar.Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, Bu mikroskoplarda lam da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak
Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış.Hoca arkasından seslenmiş Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış Tanısana hadi lan tanısana kim olduğumu.
Müşkülpesent
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:50 Yorum yokBir toprak ağası oğlunu üniversiteye göndermişti. Sene sonunda oğlu köyüne dönünce, merakla sordu baba:
-”Oğlum kaçıncı oldun?”
-”İkinci,” dedi delikanlı.
-”Yazık emeklerime. Ben seni oraya birinci olasın diye göndermiştim.”
İkinci yıl delikanlı çok daha fazla çalışır ve bu sefer gerçekten birinci olarak döner. Sonucu babasına söyleyince adam aksi aksi başını salladı ve hayıflanarak:
-”Sen birinci oldun ha? Yazık! Demek o üniversite de üniversitelikten çıktı ha!”
Sorsana
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:48 Yorum yokÖğretmen dalgın gözlerle sınıfı süzdü, sonra birden seslendi:
-”Hey, en arkadaki delikanlı.. Sen… Kalk eğildiğin yerden… Ezbere anlat ev ödevini.”
-”Ben mi? Bilmiyorum ki.”
-”İnanılacak şey değil. Peki, ne yaptın dün akşam sen?”
-”Hiç arkadaşlarla meyhaneye gidip, önce bir kadeh içki içtim. Sonra da kahvede tavla oynadık…”
-”Ne? Utanmadan bir de söylüyorsun bunu ha? Peki ne diye geldin sen buraya?”
-”Ben mi? Bozuk kaloriferleri tamire geldim… Ben kaloriferciyim…”
Bir Soru Bir Örnek
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:44 Yorum yokİmtihanda müfettiş sordu:
-�Isının cisimler üzerinde etkisini söyler misiniz?�
Öğrenci uzun uzun düşündü, bir süre gözleri tavana takılıkaldı. Bir türlü hatırlayamadı. Öğretmen yardım etmek istedi:
-”Uzar efendim.”
Sorunun cevabı tamamdı. Müfettiş tekrar sordu:
-”Şimdi de, günlük bir örnek ver bakalım,” dedi.
-”Mesela yazın sıcak havalarda…”
-”Evet,� dedi müfettiş. �Evet, devam et…”
-”Meselâ, yazın sıcak havalarda günler uzar…
İyiliğe Kemlik
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:42 Yorum yokOkulda cezaya çarptırılan Acar başından geçeni annesine anlatıyordu. “Öğretmenin sandalyesinin üstüne bir raptiye koydular.”
-”Sen ne yaptın?”
-”Yapmaz olur muyum…Raptiyenin batmaması için, öğretmen tam oturacağı sırada sandalyeyi çektim, dayağı da ben yedim…”
İmkansız Mı Değil Mi
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:39 Yorum yokBaba öfkeyle bağırıyordu: “Rezalet! Kepazelik! Okulda iyice sermişsin. Hiç çalışmıyorsun.”
-”Ama baba, o kadar çok ders yığılıyor ki, başarmak imkânsız.”
-”Ne demen imkânsız?”Ben Türkçede imkânsız diye bir kelime bilmiyorum.”
Babasının bu sözü üzerine, oğlu odadan çıktı. Banyodan dişmacunu tüpünü alıp döndü, tüpü masanın üzerine sıkıp boşalttı. Sonra seslendi:
-”Haydi bakalım, doldur şimdi bu macunu tüpe!”
En Önemli Üç Gıda
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:37 Yorum yokÖğretmen uzun uzun proteinler, karbonhidratlar, yağlı maddeler konusunda bilgiler verdi, insanların beslenmesi ile ilgili açıklamalar yaptı… Sonunda bir soru sordu.
-”Siz bana, insan için en önemli olacak gıdalardan üçünü sayabilir misiniz.�”
Arkalarından bir öğrenci seslendi:
-”Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği efendim.”
Tasa
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:30 Yorum yokÖğretmen coğrafya dersini sona erdirmişti ki, bir çocuk parmak kaldırarak sordu:
-”Sahi, dünyamız günün birinde yok mu olacak, öğretmenim?”
-”Evet, çocuğum.”
Öğrenci bir an düşündü: “Peki, uçmakta olan uçaklar o zaman nereye inecekler.”
Müzayede Tellanın Oğlu
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:26 Yorum yokBir müzayede tellâlının oğlu o akşam okuldan dönünce babasıma hesaptan sıfır aldığını söyledi.
- Öğretmen bana 2 kere 12�nin kaç yaptığını sordu ve benim verdiğim rakamı reddetti.� Diye izah etti.
Baba sordu: “Peki, sen 2 kere 12 kaç eder demiştin?”
-”Yirmi iki ama öğretmen kabul etmedi.”
-”O zaman 23 deseydin!”
-”Tam diyecektim ki arkadaş, benim ağzımı açmama vakit bırakmadan 24 diyiverdi. Neticede, onun rakamını kabul ettiler tabii.”
Yükte Hafif
Çarşamba, Aralık 5, 2007 23:14 Yorum yokProfesör, erkek beyninin, kadın beyninden aşağı yukarı yüz gram daha ağır olduğunu açıkladıktan sonra, kız öğrenciye bu farkın ne anlama geldiğini sordu. Doktor adayı genç kız güldü.
-”Beyinler arası farklılaşmada esas olan miktar değil, kalite farkıdır hocam…”

